Çocuğumuz olmadı. Kocamdan geriye yalnızca iki katlı eski evimiz, küçük bir ceviz bahçesi ve yıllarca birlikte kurduğumuz hayaller kaldı.
Köyde dul bir kadının yalnız yaşaması kolay değildir. Sabah evden çıktığınızda kiminle konuştuğunuz, akşam kapınızı kimin çaldığı mutlaka dedikodu konusu olur.
Bu yüzden mümkün olduğunca kimseye karışmadan yaşamaya çalışıyordum.
Ta ki köyün yirmi sekiz yaşındaki delikanlısı Emir, bir akşam kapımı çalana kadar.
Emir, köyün en çalışkan gençlerinden biriydi. Babasını çocuk yaşta kaybetmiş, annesiyle birlikte büyümüştü. Ne zaman ağır bir işim olsa yardımıma koşardı.
Ancak o akşamki hâli her zamankinden farklıydı.
Elinde bir çiçek buketi vardı.
"Nermin teyze, sizinle çok önemli bir şey konuşmam gerekiyor."







