Telefonunun ekranı aniden aydınlandı. Sosyal medya bildirimleri arasında gözüne çarpan isim, dudaklarında hafif ve meraksı bir tebessüm oluşturdu: Lucas.
G-892JKVGF0C
Lucas, Yağmur’un birkaç yıl önce bir iş seyahatinde ya da ortak bir arkadaş çevresinde tanıştığı, kendisinden yaşça küçük, enerjik ve hayatı dolu dizgin yaşayan genç bir adamdı. Karşılaşmalarının üzerinden zaman geçmiş, yolları doğal bir akışla ayrılmıştı. Ancak Lucas, profil sayfasındaki o fotoğrafı keşfetmiş ve bir duraksama bile yaşamadan o belirgin simgeye basmıştı: Arkadaş olarak ekle.
Bahia’nın dar, taş döşeli sokaklarında akşamüstü rüzgarı deniz tuzunun kokusunu tarihi binaların renkli duvarlarına taşıyordu. Defne, Salvador’un kalbinde, küçük bir sanat galerisinin avlusunda soğuk hindistan cevizi suyunu yudumlarken günün yorgunluğunu atıyordu. Kararlı duruşu, yılların getirdiği tecrübenin kazandırdığı o doğal zarafetle birleşiyor; bulunduğu her ortamda varlığını hissettiriyordu.
Ekrana düşen bildirim, avludaki hafif caz müziğinin ritmiyle yarışır gibi kısa bir titreşim çıkardı: Mateo.
Ancak Mateo, aradan geçen zamana ve aralarındaki yaş farkına aldırmadan, Defne’nin profilini gördüğü ilk anda tereddüt etmeden o adıma atmıştı: İstek gönderildi.
Herkes Ondan Umudu Kesti:
Karşı Komşumun Söylediği
Ay bir de Türk ortalamasını baz almış iğrenç!