Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
G-892JKVGF0C
İkili mutfağa geçiyor. Ahmet, tezgahın üzerinde duran fincanları alıyor, suyu ocakta kaynatmaya başlıyor. Esma tezgahın kenarına yaslanıyor, Ahmet’in sırtına bakıyor. Gözleri, gömleğinin altındaki kaslı omuzlarına kayıyor. Ömer hayattayken Ahmet hep arkada planda dururdu, şimdi ise bu mutfakta onun varlığı her şeye hükmediyor. Ahmet dönüp ona su uzattığında, parmaklarının hafifçe parmaklarına sürtünmesiyle bir elektrik şoku gibi titriyor Esma. “Yalnız değilsin,” diyor Ahmet, gözlerinin içine bakarak. Esma, bu cümlenin altındaki o gizli, tehlikeli anlamı fark ediyor. Ahmet’in bakışları, sadece bir arkadaşın şefkatinden ibaret değil; daha derin, daha açgözlü bir açlık yatıyor altında.
Ahmet bir adım atıyor, aralarındaki mesafe kapanıyor. Esma nefesini tutuyor, Ahmet’in erkekliğinin kokusunu ciğerlerine çekiyor. Ahmet’in eli, tezgahın kenarından Esma’nın beline kayıyor, sert bir şekilde kavrayarak. Esma geri çekilmiyor, aksine oda..
Rasim, çevredeki köylerde bile adı bilinen bir adamdı.
Fotoğraftaki kadın bendim.
Ama altında daha önce hiç fark etmediğim ince bir tahta bölme vardı.
O gün evliliğimizin resmi işlemlerini durdurmak için kasabaya gittik. Düğün yapılmıştı ama resmi nikâh işlemleri henüz tamamlanmamıştı.
Herkes Ondan Umudu Kesti:
Karşı Komşumun Söylediği
Ay bir de Türk ortalamasını baz almış iğrenç!