Anlattıklarına göre genç yaşta kandırılmış, suç şebekesi için çeşitli sahte hesaplar açmış, daha sonra soruşturmalar başlayınca gruptan ayrılmıştı.
Hakkında kesinleşmiş bir ceza yoktu.
Fakat bazı dosyalar hâlâ inceleniyordu.
Bu yüzden geçmişini herkesten saklamıştı.
Özellikle de yeni tanıştığı insanlardan.
Polisler gerekli bilgileri aldıktan sonra onu karakola davet ederek evden ayrıldılar.
Kimse tutuklanmamıştı.
Kimse kelepçelenmemişti.
Ama o gece oğlumun dünyası tamamen değişmişti.
Saatler sonra mutfakta tek başıma otururken oğlum yanıma geldi.Bir süre konuşmadı.
Sonra sessizce sandalyeye oturdu.
“Biliyor musun,” dedi, “sana çok kızmıştım.”
Başımı eğdim.
“Hâlâ biraz kızgınım.”
Bunu hak ettiğimi düşündüm.
Ancak devam etti.
“Ama galiba beni korumaya çalışıyordun.”
Gözlerim doldu.
“Ben sadece gerçeği öğrenmek istedim.”
Oğlum pencereye baktı.
“Ben de.”
O gece ne düğün tarihi konuşuldu ne de nişan yüzükleri.Sadece gerçekler vardı.
Ve bazen bir aileyi kurtaran şeyin sevgi değil, zor da olsa sorulmuş doğru sorular olduğunu ilk kez o gece anladık.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.