G-892JKVGF0C
Damat şaşkın ama meraklı bir şekilde kayınvalidenin dediği odaya girer. Odaya girince kayınvalide ciddi bir ifadeyle konuşmaya başlar: “Bak evladım,” der, “bizim kız biraz ürkektir. Sen şimdi acele edersen korkar. Önce usulca konuş, gönlünü al. Bizim ailede işler nazik yürür.” Damat hafif gülümser, “Tamam anne, ben hallederim,” der. Tam çıkacakken kayınvalide ekler: “Bir de… bizim köyde adet, önce damat gelinin yanında türkü söyler, gönlü iyice yumuşasın diye.Go'rsele ilerlyn devamı diger sayfada..
Damat önce şaşırır ama sonra içinden, “Bu kadarı da fazla ama bari gönüller hoş olsun,” diye düşünür. Gerdek odasına girer, gelin köşede mahcup oturur. Damat boğazını temizler ve hafif sesle bir türkü tutturur: “Gelin oldun, ben de damat, kalbim olmuş küt küt saat…” Gelin önce şaşırır, sonra hafifçe gülümser. Tam o sırada dışarıdan kapıya bir tıkırtı gelir. Bu kez gelinin annesi değil, damadın annesi seslenir
Oğlum, usul usul, kızın kalbini kırma. Ama türkü uzarsa millet seni sabaha kadar bekler, haberin ola!” İki tarafın anneleri kapının iki yanında, damat içeride türküsünü yarıda kesmiş, gelin gülmekten kendini zor tutuyor. Damat içinden, “Ben evlenmeye değil, sahneye çıkmaya gelmişim galiba,” diye geçirir. Sonra yavaşça gelinin yanına yaklaşır ve der ki: “Bak, herkes kapıda nöbet tutuyor. Biz en iyisi önce arkadaş olalım. Hem kimseye mahcup olmayalım, hem de yarın köyde şöhretimiz türkülerle değil, mutluluğumuzla anlatılsın.” Gelin başını sallayıp hafifçe “Olur,” der. Ve o gece türküyle başlayıp kahkahayla süren, kimsenin beklemediği kadar sakin, tatlı ve saygılı bir başlangıç olur
Temel çok büyük bi bankanın yanında sucuk satmakla geçimini sağlar .birgün temelin bi arekadaşı temelden borç istemeye gelir.temele : -ula temel acil bi işim çıktı.bana bi 5 mark borç verebilur musun der. temel de ona -hayır kusura bakma veremem der. arkadaşı buna çok şaşırır.ve nedenini sorar.temel de -bankayla bi antlaşma yaptım der. arkadaşı bu antlaşmanın ne olduğunu sorar. temel de: -ben hiç kimseye borç vermiyeceğum onlar da sucuk satmayacaklar der
Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler gecirirken birden kapi caliyor bi de bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!... Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini, camdan atla kaybol!!" Adam pencereden asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli misin nasil yagmur yagiyor gormuyor musun!!!" Kadin deli gibi kosturuyor: "Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk cabuk!!!!" Boylece adam caresiz,kiyafetlerini kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam ortasina dalmis....bozuntuya vermeden yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat cekiyor ... Kosuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?" "Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime degmesi kadar guzel bi duygu yok" "Ama ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi elinizde mi tasirsiniz?" "Yaaa öyle...kosu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye" "Gercekten cok ilginc....peki kosarken hep prezervatif de takar misiniz?" "Aaa..seyy.. sadece yagmur yagdigi zaman
Yatili bir okulda ögrenciler her hafta sonu carsi izinlerinde kiza gider,döndüklerinde ise carsiya hic cikmayan bir arkadaslari vardir onunla dalga gecerler. nasil bu haftada birsey yok degil mi? sende hic is yok oglum diyerekten. artik bu gencin de canina tak eder ve karar verir ertesi hafta carsiya cikar.ilk tanitigi bayanada sorar! benimle yatarmisin? kadinda oralidir fakat isi vardir ve bir sonraki haftayi önerir. eleman kabul eder ve adres almaya baslarlar. cocuk der ki! ben asagidaki kasabadaki filanca yatili okuldayim kadin sasirir subesini sorar ve ardindanda hadi ya benim oglum da o subede der ve gider. elemanda okula geri döner ve yataginda sessiz sakin oturur. arkadaslari gelir ve dalga gecmeye baslarlar ne o oglum bu haftada mi is yok? cocuk patlar artik - bu hafta is yok ama haftaya kesin icinizden birinin anasini s.kecem…
adamın biri doktorun karşısına çıkmış: "aman doktor bey, yaman doktor bey; bende bir sorun var ki sormayın - şimdi bende feci bir gaz sorunu var afedersin: oturuyorum osuruyorum, kalkıyorum osuruyorum, yatıyorum osuruyorum falan fıstık... işin tuhaf yanı ne biliyon mu, gaz ne kokuyor ne de duyuluyor - hani yani kimse durumu çakmıyor allahtan da, diyeceğim, bende yarattığı rahatsızlık öyle böyle değil! derdime bir çare..."
şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşmüş... bir süre yürüdükten sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış, bir ağacın altına oturmuş, şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş ve uykuya dalmış. birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmış. bakmış ki yanındaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş. bir de kafasını kaldırıp agaca bakmış ki, ağacın dallarında bir sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları... adam düşünmeye başlamış:
roger agir sartlar altinda çalisan bir iscidir. bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir.karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz klubune goturmeye karar verir. o aksam beraberce klubun kapisina gelirler.
4 arkadaş balığa çıkarlar,aralarında konuşurlar;
adamın birisi son model ferrari'sini yeni almış ve kullanmak için can atmaktadır. arabasına atladığı gibi kendini yollara bırakıverir. biraz gezdikten sonra kırmızı ışıkta durur ve ani bir gürültü ile sarsılır. aceleyle arabadan inip birde bakar ki bir adet ford kamyon güzelim arabasına arkadan çarpmıştır. dana ne oluyor demeye kalmadan kamyon'un sürücüsü aşağı atlayıp:
Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş. “Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” Tamam oğlum Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.