devamı sonraki sayfada...
İki aşık evlenecekler nişan yapılmış düğün günü bekleniyor. ama ikiside g-rdek gecesini beklemeye sabredememişler. bir gün gezerlerken tren raylarının üstünde işe başlamışlar. al takke ver külah iş ilerliyor . bu arada tren de gelmekte makinist raylarda bir karartı görmüş sirene basmış karartı gitmiyor. tren daha da yaklaşmış yine siren karartıda hiç bir tepki yok en sonunda makinist asılmış frene ama tren vagonları ani fren sonrası raydan çıkmış. iki genci yaka paça mahkemeye çıkarmışlar. kazaya sebebiyet vermekten ötürü. bilir kişi gençleri suçlu bulmuş ama hakim son olarak erkeğe sormuş ; olay nasıl oldu oğlum anlat bakalım. delikanlı başlamış lafa : -hakim bey en sonunda birlikte olmaya karar verdik. olduğumuz yerde başladık işe çok hoşumuza gitti . zevkin doruklarındayız ben geliyorum ,ayşe geliyor ,tren geliyor.... ben geliyorum,ayşe geliyor , tren geliyor ... baktım olcak gibi değil freni olan dursun anasını satayım dedim. kaza oldu.......
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona
Çocuk, ona dönerek:
Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...
Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,