Ömer Tayyip Erdoğan’ın bir toplantı sırasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yönelttiği soru, salonda bulunanların dikkatini bir anda tek bir noktaya çevirdi. Genç katılımcıların sorularının alındığı bölümde söz alan Erdoğan, kısa bir giriş yaptıktan sonra doğrudan Türkiye’nin enerji geleceğine ilişkin kritik bir soru yöneltti.Salonun sakin atmosferi, sorunun ardından bir anda değişti.İş’te o soru……Fotoğrafa dokunarak haberi okumaya devam edibilirsiniz
Ömer Tayyip Erdoğan’ın bir toplantı sırasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yönelttiği soru, salonda bulunanların dikkatini bir anda tek bir noktaya çevirdi. Genç katılımcıların sorularının alındığı bölümde söz alan Erdoğan, kısa bir giriş yaptıktan sonra doğrudan Türkiye’nin enerji geleceğine ilişkin kritik bir soru yöneltti.
Salonun sakin atmosferi, sorunun ardından bir anda değişti. Çünkü soru yalnızca bugünkü enerji politikalarıyla ilgili değildi. Türkiye’nin yıllardır gündeminde olan dışa bağımlılık meselesinin gelecekte ne zaman sona ereceğine ilişkin net bir cevap isteniyordu.
Ömer Tayyip Erdoğan, Bakan Bayraktar’a bakarak Türkiye’nin enerji alanında attığı adımları hatırlattıktan sonra, “Bir gün Türkiye enerjide tamamen kendi kendine yeten bir ülke olacak mı? Olacaksa bunun için önümüzde net bir tarih var mı?” diye sordu.
Sorunun ardından kısa süreli sessizlik yaşandı.
Bayraktar, soruyu yanıtlarken gülümseyerek bunun kolay bir soru olmadığını belirtti. Ardından Türkiye’nin enerji alanındaki yatırımlarından söz etmeye başladı. Doğal gaz üretiminden yenilenebilir enerjiye, nükleer enerji çalışmalarından yerli kaynakların kullanımına kadar birçok başlıkta yürütülen çalışmaları anlattı.
Ancak salondakilerin dikkatini çeken asıl bölüm, Bakan’ın cevabının ilerleyen dakikalarında geldi. Bayraktar, enerji bağımsızlığının tek bir projeyle veya kısa bir zaman diliminde gerçekleşmeyeceğini belirterek uzun vadeli hedeflerin önemine dikkat çekti.
Ömer Tayyip Erdoğan ise cevabı dikkatle dinledi. Soruyu sorarkenki sakin tavrını konuşmanın sonuna kadar korudu. Fakat Bakan’ın açıklamalarının ardından yeniden söz alıp almayacağı merak konusu oldu.
Kısa süre sonra Erdoğan tekrar mikrofonu eline aldı.
Bu kez sorusu daha da doğrudandı.
“Peki vatandaşın bunu günlük hayatında hissetmesi ne zaman mümkün olacak?”
Salonda yeniden sessizlik oluştu.
Bu soru üzerine Bakan Bayraktar, enerji politikalarının yalnızca üretim rakamlarından ibaret olmadığını, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve dış kaynaklara olan ihtiyacın azaltılmasının da aynı hedefin parçası olduğunu anlattı.
Toplantının ardından salondaki katılımcılar arasında en çok konuşulan konu da bu kısa soru-cevap bölümü oldu. Çünkü Ömer Tayyip Erdoğan’ın sorusu, teknik bir enerji tartışmasından çıkarak doğrudan vatandaşın hayatına dokunan bir noktaya ulaşmıştı.
Bakan Bayraktar’ın verdiği yanıt ise Türkiye’nin enerji alanında önümüzdeki yıllarda izleyeceği politikaların önemini bir kez daha ortaya koydu.
Toplantı sona erdiğinde Ömer Tayyip Erdoğan’ın sorusu hâlâ salondaki konuşmaların merkezindeydi. Birkaç cümlelik soru, enerji bağımsızlığının ne zaman günlük yaşamda hissedileceği tartışmasını yeniden gündeme taşımıştı.
Ancak o gün salonda bulunanların dikkatini çeken başka bir ayrıntı daha vardı. Erdoğan’ın soruyu sormadan önce birkaç saniye boyunca notlarına bakması ve ardından doğrudan Bakan’a dönmesi, sorunun önceden hazırlanmış olduğunu düşündüren bir görüntü oluşturmuştu.
Böylece toplantının sıradan soru-cevap bölümünde başlayan birkaç dakikalık konuşma, günün en dikkat çekici anlarından birine dönüştü. Asıl merak edilen ise bundan sonra Türkiye’nin enerji hedeflerinin ne kadar sürede gerçekleşeceği ve vatandaşın bu değişimi ne zaman günlük hayatında hissedeceği oldu.