Kız kardeşim, lüks bir plajda, Deniz Kuvvetleri subaylarının gözü önünde gömleğimi yırttı ve sırtımı kaplayan yara izleriyle dalga geçti. Herkes bana sanki paramparça olmuş bir döküntüymüşüm gibi bakarken, babam orada öylece sessizce ayakta durdu. 5 yıl boyunca bana, utanç içinde ordudan kaybolmuş, aile şerefini lekelemiş bir başarısızlık abidesi gibi davrandılar. Ama saniyeler sonra, bir oramiral kumsalı boydan boya geçerek doğrudan yara izlerime baktı ve tüm plajı sessizliğe gömen şu sözlerle beni selamladı: "5 yıldır seni arıyorum."Herkes dondu kaldı ben dahil.Nasıl yani bende ne istiyorsunuz ki dedim.Oramiral size gerçeği açıklamak zorundayım dedi..(DE'VAMI Y0RUMDA)
Sanırım yüzümün rengi atmıştı çünkü Sedef kolyeye dokunup nazikçe gülümsedi.
“Eski bir parça,” dedi.
Sesimin titrememesi için kendimi zorladım.
“Çok güzelmiş… Nereden aldın?”
Bir an duraksadı.
Sonra gözlerimin içine baktı.
Ve verdiği cevapla ayaklarımın altındaki dünya kaydı…….….Ayrıntılar diğer syfada..Haberin devamını okumak için gorsel üzerınden diğer syfaya geçiş yapınız.
Hayatta bazı anlar vardır; insan o ana kadar bildiği her şeyin doğru olduğuna inanır. Sonra tek bir saniye gelir ve yıllardır kurduğu bütün gerçeklik paramparça olur. Benim için o an, oğlumun nişanlısını ilk kez akşam yemeğine getirdiği geceydi.
Oğlum Emre, aylardır hayatında biri olduğunu anlatıyordu. Sesindeki mutluluğu duydukça ben de heyecanlanıyordum. Sonunda genç kadını bizimle tanıştırmak istediğini söylediğinde evde küçük bir hazırlık yaptım. Masayı özenle kurdum. Oğlumun mutlu olduğunu görmek bana da iyi geliyordu.
Kapı çaldığında kalbimde tatlı bir heyecan vardı.
Kapıyı açtım.
Karşımda gülümseyen genç bir kadın duruyordu.
Oldukça kibar ve saygılı görünüyordu.
Yemek boyunca sohbet ettik. Üniversiteden, işinden ve ailesinden bahsetti. Her şey son derece normaldi.
Ta ki montunu çıkarana kadar…
Boynundaki kolye gözümün ucuna takıldı.
İlk başta yanlış gördüğümü düşündüm.
Ama birkaç saniye sonra nefesim kesildi.
Elimdeki su bardağı neredeyse yere düşüyordu.
Çünkü o kolyeyi tanıyordum.Hem de çok iyi tanıyordum.
Yirmi yedi yıl önce annemin boynundaydı.
Annem öldüğünde onu en sevdiği kolyesiyle birlikte toprağa vermiştik.
Bu konuda en ufak bir şüphem yoktu.
Kolye sıradan bir takı değildi.
Özel olarak yaptırılmıştı.
Üzerindeki küçük işlemeler, arka kısmındaki minik kusur ve iç tarafındaki tarih kazıması…
Hepsini ezbere biliyordum.
Masadaki konuşmalar devam ederken ben ise gözümü kolyeden alamıyordum.
Nasıl olabilirdi?
Bu mümkün değildi.
Bu mümkün değildi.
O gece boyunca aklımdaki sorulara cevap bulamadım.
Yemekten sonra misafirler ayrıldığında sabaha kadar uyuyamadım.
Ertesi gün oğlumu aradım.
Nişanlısının kolyeyi nereden aldığını öğrenmesini istedim.
Birkaç gün sonra oğlum geri döndü.
Aldığım cevap ise kafamı daha da karıştırdı.
Genç kadın kolyenin anneannesinden kaldığını söylüyordu.
Anneannesi ölmeden önce ona emanet etmişti.
Bu cevap hiçbir şeyi açıklamıyordu.
Çünkü annem öldüğünde kolye onunla birlikte mezara konulmuştu.Günler geçtikçe merakım takıntıya dönüştü.
Sonunda genç kadınla baş başa konuşmaya karar verdim.
Kolye hakkında bildiklerimi anlattım.
Bir anda yüzünün rengi değişti.
O da şaşırmış görünüyordu.
Sonra bana anneannesinin yıllar boyunca sakladığı eski bir kutudan bahsetti.
Kutunun içinde bazı mektuplar ve fotoğraflar varmış.
Bir hafta sonra kutuyu birlikte açtık.
İşte hayatımı değiştiren gerçek o gün ortaya çıktı.
Fotoğraflardan birinde annem vardı.
Hem de gençlik yıllarında.
Yanında ise hiç tanımadığım bir kadın duruyordu.
O kadın, genç kızın anneannesiydi.
Mektupları okumaya başladığımızda ailemizin yıllardır sakladığı büyük sır gün yüzüne çıktı.
Meğer annem ve genç kadının anneannesi çocukluk arkadaşı değil, öz kardeşmiş.
Yıllar önce yaşanan aile içi anlaşmazlıklar nedeniyle birbirlerinden koparılmışlar.
Aile büyükleri bu gerçeği herkesten saklamıştı.
Annem bile kardeşinin izini kaybetmişti.
Daha da şaşırtıcı olan ise kolyenin hikâyesiydi.
Annem hastalanmadan kısa süre önce kolyeyi gizlice kardeşine vermişti.
Onun güvende kalmasını istemişti.
Ancak bunu ailede kimse bilmiyordu.
Yıllar içinde olay unutulmuş, kolyenin annemle birlikte gömüldüğü sanılmıştı.
Gerçek ortaya çıktığında hepimiz gözyaşlarına boğulduk.
Oğlumun nişanlısı aslında annemin yıllardır kayıp olan ailesinin bir parçasıydı.
O gece dünyam gerçekten yıkılmıştı.
Ama beklediğim nedenle değil.
Yıllarca kaybolduğunu düşündüğüm