Tuğyan'ın annesi Güllü'ye düşman olmasının sebebi, Güllü'yü sevmeyen anneannesi Yücel'in, yani Güllü'nün annesinin, torununu kızına kötü olarak doldurmasıymış. Ama öldüğünde annesinin onca dayağına rağmen Güllü'nün kalbinin üstünde annesi Yücel'in isminin dövmesini görmüşler. Güllü yaşadığı sürece şiddete maruz kalmış;
Annesi, babası, üvey babası, kardeşleri, kocası, asistanı, çalıştığı iş yerleri ve çocukları tarafından... Çocuk yaşta alkollü ortamlarda çalıştırıldı. Kaza sonucu sakat kalmasına rağmen, 30 yaşına yaklaşmış çocuklarına bakmak için hala çalışıyordu. İnsanın söylemeye dili varmıyor ama Güllü bir anlamda huzura mı kavuştu..Güllü annesini de çok sevdi, çocuklarını da ama sevdiklerinin kurbanı oldu ne yazık...
Odadaki Pencere Açıldı, Süreç Adım Adım Hazırlandı
Güvenlik sistemlerinin devre dışı kalmasının ardından Tuğyan odasına geçti ve pencereyi araladı. Odanın sonradan eklendiği, bu yüzden pencerenin yerden yüksekliğinin alışılmış ölçülerin altında olduğu belirlendi.
Annesini Odaya Getirmek İçin Sevdiği Müzik Devreye Alındı
Tuğyan, annesini odaya çekmek için küçük ama etkili bir hamle yaptı. Güllü’nün her duyduğunda keyiflendiği şarkıyı yüksek sesle açtı.
Lavabodan çıkan Güllü, müziği duyar duymaz merakla kızının odasına yöneldi. O an, yaşanacakların farkında değildi.
Hareket Başladı, Süreç Acı Bir Noktaya Ulaştı
Odaya girer girmez ritme kapılan Güllü, kızıyla birlikte eşlik etmeye başladı ve yatağın önüne doğru ilerledi.
Pencereye yaklaşıldığı sırada Tuğyan devreye girdi.
Sultan Nur’un ifadesine göre Tuğyan, “Anne camda kelebek var” diyerek Güllü’nün dikkatini pencereye yönlendirdi. Güllü’nün yüzü cama dönükken dengenin kaybolduğu bir an yaşandı.
Sultan Nur yaşananları şu sözlerle aktardı:
“Gül Anne camdaydı. Bir anda her şey değişti. Aşağı baktığımda yerdeydi. Donup kaldım. Tuğyan bana ‘Koş’ dedi, birlikte aşağı indik.”
Tuğyan, pencerenin yanındaki yatağın ucuna oturdu. Sultan Nur ise dolap aynasının karşısında hazırlık yapıyordu. Her ayrıntı önceden düşünülmüş gibiydi.