7. Şatodaki Av Partisi
Fransız bir dük, malikanesinde dev bir av partisi verir. Akşam yemeğinden sonra dük, konuklarını muazzam kütüphanesinde ağırlar. Şaraplar içilirken bir kont, dükün kulağına eğilir:
— "Dük hazretleri, karınız Düşes hanımefendi gerçekten olağanüstü bir kadın. Fakat affınıza sığınarak soruyorum, odasındaki gizli geçitten haberdar mısınız?"
Dük şaşırır:Hangi gizli geçit?"
Kont sırıtır:
— "Yatak odasındaki aynanın arkasında gizli bir mekanizma var. Onu çekince alt kattaki hizmetçi odasına inen bir tünel açılıyor. Eşiniz dilediği zaman oradan içeri genç erkekleri alıyor."
Dük hiç istifini bozmaz, şarabından bir yudum alır:
— "Aah, mon cher... O geçidi 15 yıl önce ben yaptırdım zaten."
Kont şaşkınlıkla sorar:
— "Peki ama neden?"Dük sakince cevap verir:
— "Çünkü ne zaman karımla kavga etsek beni odadan kovuyor. Ben de o tünelden geçip alt kattaki genç hizmetçi kızın odasına gidiyorum. Karım beni evde ararken ben aşağıda hayatımın tadını çıkarıyorum."
8. Şeytanın Pazarlığı
Marseille’li yaşlı ve çapkın bir adam ölüm döşeğindedir. Odada aniden kırmızı dumanlar yükselir ve Şeytan belirir:Seni Cehennem’e götürmeye geldim. Ama Fransız mizahına saygımdan sana bir şans vereceğim. Seni Cehennem’in üç farklı odasına götüreceğim, cezanı kendin seçeceksin."
İlk odayı açarlar: İçeride zifiri karanlıkta binlerce insan kaynayan katranın içinde çığlık atmaktadır.
Adam dehşetle: "Non, non! Bu çok vahşice!" der.
İkinci odayı açarlar: İnsanlar karların ve buzların içinde donmakta, uzuvları kopmaktadır.